Kelâmbaz

Wakanda mı Timbuktu mu? -Kara Panter (Black Panther) ‘in Düşündürdükleri

Marvel Cinematik Universe (MCU- Sinema Evreni) 2008’den beri sistemli bir film serisi ile oluşturdu.  On yıl boyunca oluşturulan evrenin son filmlerinden biri Kara Panter (Black Panther) bu haftasonu vizyona giriyor. Film ön sipariş rekorunu kırmış. Vasat ama güzel işlenmiş, bol aksiyonlu bir hikaye, başarılı karakterleri ve fikri zemini ile kaliteli bir film karşımızda.

Filmde verilen mesajlar ve çizilen Wakanda profili ile Afrika’nın zengin dünyası yansıtılmış. Müslümanlardan başka her kabile ve kültür hakkında birşeyler var. Özellikle ırkçılık ve köleliğe dair diyaloglar da verilen açık mesajlar arasında.

…Gerçek dünyada Wakanda diye bir yer yok. Film yapımcıları Afrika’daki pek çok kültürün numûnesini Wakanda merkezinde sembolleştirmiş.

…Timbuktu bugün Mali sınırları içinde bir şehir… 11.asırdan itibaren Tuareg halkının mühim bir ticaret merkezi olan bu yer, Avrupalılar tarafından büyük merak mevzuu olmuştur. Avrupa’da asırlarca Timbuktu’nun tam olarak nerede olduğunu hiç kimsenin bilmemesi sebebiyle abartılı hikayelere malzeme oluyordu. Brian Gardner’a göre evleri altından bir şehir olduğu efsanelerine inanılıyordu.

Avrupa’da zamanla, altının Timbuktu’dan çıktığı bilgisi yayıldı. Bu  Avrupa’da  Timbuktu imajının şekillenmesine sebep oldu. Timbuktu’dan geçen altın ticareti uzun zaman önce bitmesine rağmen, Timbuktu efsanesi Avrupa’da büyüdü.

Yeni pazarlar, yeni kaynaklar ve yeni ticaret rotaları arayan Avrupalılar, dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Afrika da onlar için hem enteresan hem mühim kaynaklara sahip bir yerdi. Hakkında çıkan altın şehir efsaneleri Timbuktu’ya ulaşan ilk Avrupalı olmak fikrine zemin hazırladı. Ancak çok az kimse hedefe varabildi. Bu da Timbuktu’nun Altın Şehir imajına ilaveten “Uzak ve ulaşılmaz bir şehir”imajını da ekledi.

Film nasıl?

– Evlatlarını ölümüne hazırlayamayan bir adam yeterince babalık yapmış mıdır? (Filmden-Kral T’Chaka)

Black Panther gencinden yaşlısına herkesin keyifle seyredebileceği fantastik bir film. Barındırdığı mesajlarla da çok fazla kişiyi beyaz perdeye çekeceği görülüyor. Bilhassa Afrika menşe’li kardeşlerimizi… Zaten ön sipariş rekorunu kırmış.

Marvel çizgi kahramanlarını günümüz dünyasıyla birleştirmede muvaffak oldu. Her bakımından kaliteli işlere imza atarak milyarın üzerinde bir kitleyi kendine bağladı. Hem çizgiroman hem de filmler vasıtasıyla beslenen fan grupları, zaten gönüllü reklamcılık işini üstleniyor. Sosyal medyada bunlar birbirleriyle yarışıyor. Gruplar arasında münakaşalar, reddiyeleşmeler, intihalcilik(bizden çaldılar) iddiaları, “önce biz bulduk” kavgaları ile gençliğin bu hayali dünyalarda yokluğa savrulan enerjisine şahit oluyoruz.

Filmde verilen mesajlar ve çizilen Wakanda profili ile Afrika’nın zengin dünyası yansıtılıyor.

“Wakanda Beşten Güçlüdür”

Dikkat! Yazıya başlamadan bildirelim. Buradan itibaren Kara Panter filminden SPOİLER barındırmaktadır.

Marvel’deki dünyanın gözünde Wakanda çiftçilik ve hayvancılıkla geçinen küçük ve fakir bir Afrika ülkesidir. Ancak bilinenin aksine uzaydan gelen bir göktaşının üzerinde kurulan binlerce yıllık bir medeniyettir. Bir dağdan daha büyük olan ve ne kadar rezervi olduğu bilinmeyen vibranyum adlı eşsiz metalin gücüyle kurulmuştur.

Bu değerli metal sayesinde hem verimli, sulak topraklara sahip olmuşlar hem de teknolojide çok ilerlemişlerdir. Binlerce yıl boyunca bu değerli madeni korumak için kendilerini dünyadan gizlerler. Çünkü yanlış ellere geçerse çok tehlikeli silahlara dönüşebilmektedir.

Çizgi romanlarda Wakanda

Monarşi ile idare edilen Wakanda, inanç olarak Bast adlı bir tanrıya ve atalar kültüne inanır. Bast krala Wakanda’yı koruması için Kara Panter gücünü vermiştir. Bu güce kalp şekilli bitkiyi yiyerek kavuşulur. Ancak Kral soyundan gelmeyenleri bu bitki zehirler. O yüzden ilahi bağları olan belli bir soy kral olup Kara Panter gücüne kavuşabilir. Bizdeki kut anlayışının aynı yani.

Wakanda’nın ne kadar ileri bir medeniyet olduğu hakkında çok şey söylenebilir. Sömürülen bir kıt’ada güçlü ve hür bir ülke imajı. Böyle güçlü, ileri bir Afrika ülkesi tasavvurunun krallık oluşu da dikkat çekici. Birleşmiş Milletler tarafından küçümsense de Wakanda aslında beş büyük devletten de güçlüdür.

Altın Şehir Timbuktu

Gerçek dünyada Wakanda diye bir yer yok. Marvel Afrika’daki pek çok kültürün numûnesini Wakanda merkezinde sembolleştirmiş. Halbuki asırlarca Kuzey Afrika ve Orta Afrika’ya İslamiyet hükmetmişti. Tabi bunu bir kusur saymamak gerekir. Çünkü Marvel’in bütün filmlerinin ortak noktası, müslümanların bilhassa da Türklerin hiç olmamasıdır.

Bir Afrika(Tamaşek)  atasözü der ki: “Tuz kuzeyden, altın güneyden, gümüş beyaz adamın ülkesinden gelir; Allah’ın kelâmı ve bilgeliğin hazineleri ise sadece Timbuktu’da bulunur”.

Eski bir atlasta Timbuktu

Timbuktu bugün Mali sınırları içinde bir şehir. 11.asırdan itibaren Tuareglerin mühim bir ticaret merkezi olan bu yer, Avrupalılar tarafından büyük merak mevzuu olmuştur. Avrupa’da asırlarca hiç kimsenin Timbuktu’nun tam olarak nerede olduğunu bilmemesi sebebiyle abartılı hikayelere uyduruluyordu. Brian Gardner’a göre evleri altından bir şehir olduğu efsanelerine inanılıyordu.

Dünya Mirası

Timbuktu, İslamî ilimlerin en önemli merkezlerden biriydi. Bölgenin yönetimi zamanla Mali, Songay ve Mor eline geçse de âlimler çalışmalarına devam ettiler. Asırlarca Timbuktu uleması tefsir, hadis, fıkıh ve kelam ilimleri ile birlikte dilbilimi, tarih, matematik, mantık ve astronomide ciddi mesafeler kat etmişlerdi.

14.asır’daki bi Katalan haritasındaki detay… Timbuktu Kralı Mansa Musa elindeki altın topu deve üzerindeki müslüman bir tüccara doğru uzatıyor.

Afrika’da hiçbir kabilede ve şehirde bu derecede ilmi(bilimsel) mesai harcanmamıştır. İlk defa Papa 16.asırda birini göndererek rapor hazırlamasını istedi. Bu raporu hazırlayan Leo Africanus diyor ki: “Timbuktu’da hükümdar tarafından cömertçe desteklenen çok sayıda din hocaları, hakîmler, âlimler ve allâmeler var. Ayrıca buraya Berberi’den [Kuzey Afrika’dan] muhtelif yazma veya basma kitaplar getiriliyor. Bunlar herhangi bir ticari eşyadan daha fazla paraya satılıyor”

1627’de vefat eden Ahmed Bâbâ’nın hazırladığı ilim adamları ansiklopedisi Timbuktu’nun ne derecede ileri bir şehir olduğunu göstermeye kafidir. Avrupa’nın burası hakkında merakı hiçbir zaman canlılığını yitirmiyor. UNESCO 1988 senesinde Timbuktu’yu Dünya Mirası Listesine aldı. Yüzbinlerce yazmanın digitale aktarılarak korunması için Ford Vakfı’nın desteğiyle 2000 yılında Timbuktu Yazmaları projesi başlatıldı. Bu proje aynı zamanda UNESCO Dünya Hafızası projesidir.

Kıymetli Maden

Şehir, çölün ortasında ticaret kervanlarının kesiştiği bir yerdedir. Tuareglerin kontrol ettiği bu sahra ticaretinin ana metaı altındı. Ortaçağ boyunca dünya altın ihtiyacının üçte ikisini Batı Afrika karşılıyordu. Güney ve Orta Afrika’dan yüklü miktarda altın kuzeye gönderilir ve Timbuktu piyasasında satılırdı. Altın develerle Sahra’yı geçerek Fes veya Trablusgarb gibi şehirlere götürülür. Bu altının da çoğu Avrupa’ya satılırdı.

Vaktiyle Afrika’da bütün yollar Timbuktu’ya çıkıyordu.

Zamanla, altının Timbuktu’dan çıktığı bilgisi yayıldı. Bu  Avrupa’da  Timbuktu imajının şekillenmesine sebep oldu. Timbuktu’dan geçen altın ticareti uzun zaman önce bitmesine rağmen, Timbuktu efsanesi Avrupa’da büyüdü.

Uzak ve Ulaşılmaz Şehir Timbuktu

Yeni pazarlar, kaynaklar ve yeni ticaret rotaları arayan Avrupalılar, dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Afrika da onlar için hem enteresan hem mühim kaynaklara sahip bir yerdi. Hakkında çıkan altın şehir efsaneleri Timbuktu’ya varan ilk Avrupalı olmak fikrine zemin hazırladı. Ancak çok az kimse hedefe ulaşabildi. Bu da Timbuktu’nun Altın Şehir imajına ilaveten “Uzak ve ulaşılmaz bir şehir”imajını da ekledi.

İngilizce’de “To Timbuktu and back”, “It’s a long way to Timbuktu”, “I’ll knock you clear to Timbuktu”, “Go to Timbuktu” gibi tabirler kullanılmıştır. Timbuktu’ya olan tutku edebiyata da yansımıştı. İngiliz saray şairi Alfred Tennyson (1809-1892) 18 yaşındayken “Timbuctoo” adlı bir şiiriyle Cambridge Üniversitesi’nden“Chancellor’s Gold Medal” mükafatını kazandı.  Bu şiiri tenkid maksadıyla İngiliz romancı William Makepeace Thackeray (1811-1863) da Timbuctoo isimli bir başka şiir kaleme alır.

Timbuktu’ya giden ticaret kervanı

Wakanda Timbuktu mu?

Kara Panter filminde tasvir edilen Wakanda ülkesini görünce aklıma Timbuktu geldi. Neticede Afrika’yı hatırlatan güçlü figürler bu hikayeyle sembolize ediliyordu. Eserin hedef kitlesinde siyah adam yoktu.

Amerika’da 1960’lardan itibaren ırkçılığa karşı sembol bir çizgi roman kahramanı olarak çıktı Kara Panter. Hatta aynı yıllarda Kara Panter Partisi adlı sosyalist-radikal bir teşkilat da enteresan bir tesadüfle kurulmuş. Zencilerin haklarını sosyalist sloganlarla savunan bu parti, silahlı faaliyetlerde de bulunuyordu.

Bu sebeple çizgi romanda Kara Panter ismi bir müddet değiştirildi. Ancak okuyucular bu ismi sevdiği için tekrar Kara Panter olarak yeni hikayeler kaleme alınıyor.

Kara Panter militanları

Yazarların Wakanda ülkesini tasvir ederken kadim Afrika tarihinden beslendiler. Zaten temelsiz şekilde uydursalar hedef kitleye tesir edemezler.

Wakanda’nın ilmi- teknolojik seviyesinin yüksekliği, maddi olarak zenginliği ve bunların kaynağının bir maden(vibranyum) sayesinde oluşuyla Timbuktu’ya benziyor. Yine ulaşılmaz, dünyadan izole bir ülke olmasıyla da Timbuktu’yu dair efsaneleşen imajı hatırlatıyor. Gerçek hayatta bütün bu hususiyetleri kendinde toplayan tek şehir Timbuktu.

Tabi bu süper kahramanın yazarları Stan Lee ve Jack Kirby açıkça nereden ilham aldıklarını söylemedikçe hüküm veremeyiz. Onlar bir bütün halinde Afrika medeniyetini tek potada yansıtma yolunu seyretmişlerdi. Bunu yaparken de Timbuktu imajının arka planda tesirli olduğu düşünülebilir.

Kara Panter’de Dikkat Çeken Mesajlar

– Gemilerden atlayan atalarımız ölümün esaretten daha iyi olduğunu anlamıştı. (Asi veliahd Killmonger)

Süper kahraman hikayelerinin temel hususiyeti yarı bilgiye yarı hayal gücüne dayanmasıdır. Yazarı çekici bir hikaye etrafında belli unsurlarla donattığı kahramanı ile önümüze bir tablo koyar. Orada anlatılanlar okuyucunun hayal gücü nisbetinde değer kazanır. Gerçek dünya ile hayali dünya (çizgi roman evreni) birbirine karışık vaziyette sunulur. Neticede başarılı her hikayenin çok sevilen bir kahramanı ve nefret edilen bir kötüsü hayal dünyamızın idolü, numûne şahsiyeti olur.

Kara Panter filmi zencileri ve Afrika’yı dolu dolu işleyerek pek çok mesajı içinde barındırıyor.  Macera ve aksiyonu bol hikayede nokta atışı, dozunda pek çok fikir verilmiş. Amerikalılar pek çok yerde eziliyor ve “sen sus pis sömürgeci” minvalinde ifadeler kullanılıyor.

Filmde ortalığı karıştıran, filmin kötüsü Killmonger az evvel bahsettiğim sosyalist Kara Panter Partisinin ihtilalci fikirlerini temsil etmiş. Babası Wakanda ajanı olarak ABD’ye gelmiş. Ancak burada radikalleşmiştir. Vibranyumu gizlice çalarak ezilen siyahi halklara sağlayıp silahlanarak emperyalizmi devirme düşüncesine kapılır. Tabi bu ihanetin bedelini canıyla öder. Başrolümüz Kral T’challa’nın amcaoğlu olan, bu veliahda babası fikirlerini ve Wakanda hakkında her şeyi anlattığı defterlerini miras bırakmıştır. Zenci mahallesinde yalnızlığa terkedilerek şiddetin içinde büyüyen Killmonger, intikam hırsıyla büyür.

Kral T’challa’yı yenip tahta oturduğunda ilk işi vibranyum silahlarını kullanarak bütün dünya devletlerini devirmektir. Ancak Kara Panter’in gücünu adalet için kullanan T’challa buna müsaade etmeyecektir. Finalde ise Killmonger yukarıdaki sözle mesajını verir.

Monarşiye bağlılığın faydası, kral ve ailesinin manevi bir güç tarafından desteklenişi, onların da ülkeyi bu sayede koruduğu fikri Kara Panter’in oturduğu zemini oluşturuyor.

Prenses Shuri, General Okoye ve Kraliçe namzedi Nakia üzerinden de çeşitli modern mesajlar var. Ancak bunlar çok ölçülü ve göze batmayacak şekilde, profesyönelce yapılmış. Prenses Shuri teknolojiyi, yeniliği temsil eden güçlü bir kadın sembolü. Gelenekle alay edişi, modern yorumları ve sempatik tavırlarıyla çok ustaca işlenmiş.

Kadın komutan Okoye de monarşiye, geleneklere sıkıca bağlı, güçlü bir savaşçı kadın figürü. Kendini vazifesine adamış, krallık için her şeyi yapabilecek şuura sahiptir. Komutan olan kocası Killmonger’in tarafını tuttuğunda onunla savaşmaktan çekinmez ve ona boyun eğdirir.

Kız kardeşi Nakia ise Kara Panter T’challa’ın aşık olduğu bir Wakanda ajanıdır. Yurtdışı vazifeleri esnasında gördüğü ezilenlere, yoksulluk çekenlere, zulme uğrayanlara hizmete kendini adamıştır. T’challa kral olunca bu insanların elinden tutabilmek için Wakanda’da kalmayı kabul etmez. Müslümanlar filmde yok dedik ama ufak bir yerde var. Nakia teröristlerin kaçırdığı müslüman kızların arasına saklanmıştır. Onları kurtarma vazifesi esnasında Kara Panter yardıma gelir. Teröristler tesirsiz bırakılınca Nakia başörtüsünü yere atar ve çarşaflı müslüman kadınların duasını alarak evlerine gönderir.

Bu nüanslar çok ustaca işlendiği için tabii bir seyir halinde filmde izliyoruz. Bunlar güçlü kadın imajları olarak Kara Panter’in etrafına yerleştirilen karakterler.

Marvel çizgi roman şirketi yarım asırdan fazla bir zamandır süper kahramanlar vasıtasıyla güçlendi. Zamanla sinema sektörüne girerek sevilen (çok satan) çizgi roman karakterlerini pazarladı. 2008’de Ironman ile başlattığı film serisi ile dünya sineması yön verdi.

80 ve 90’ların çizgi roman hayranları, 2000’lerin de video-bilgisayar müptelası nesli bu pazarın sıkı destekçisi oldu. Ayrıca kaliteli hikaye ve göze batmayan profesyönel efektler sebebiyle de bu dünyanın yabancıları da bu filmleri çok sevdi. Çoğu zaman bilim-kurgu, fantastik, komedi yönü ağır basan filmlerde her mesele sistemli şekilde işlendi. Şüphesiz dünyada milyarın üstünde seyircisi olan sinematik evrenden bahsediyoruz.

Marvel’in her filmi bir zihni dizayn hareketinin parçası oldu. Büyük bir ana hikaye etrafında iç içe hikayeler profesyönel şekilde belli fikirleri işledi. Ancak bu ideolojik yorumlar şüphesiz filmin bütünü içinde yüzde beş veya onluk bir yer kaplıyor. Yüzde doksanlık ana gövde bol eğlence, aksiyon, maceradan ibaret…

Önümüzdeki yıllarda da sinema sektörünün nabzını elinde tutacağı anlaşılıyor. Mayısta Yenilmezler Sonsuzluk Savaşı Part 1 ve 2019’daki Part 2 filmleriyle bu evren hikayesine son verilecek.  İşte Kara Panter bundan önceki son filmdi. Infinity War fragmanlarında da Wakanda’ya uzaylıların saldırması ve Avengers ekibinin Kara Panter T’Challa ile huruç harekâtı yer alıyor. Dolayısıyla Marvel fanları için beklentiler dorukta.

Kaynaklar:

http://www.digitalhistory.uh.edu/active_learning/explorations/1492/1492_timbuktu.cfm

http://maverd.blogspot.com.tr/2010/11/altn-sehir-timbuktu.html

http://www.ekrembugraekinci.com/makale.asp?id=315

Yorum Yaz

Bizi Takip Et!