Anasayfa Hayat

Bir Zaman Makinesi -İstanbul Arkeoloji Müzeleri-

PAYLAŞ

De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın.” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.

Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Allah-ü teâlâ Rum Suresinin 42. ve Âl-i İmran Suresinin 137.ayetlerinde mealen böyle buyuruyor. İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem’in Dünya’ya gelmesinden sonra insan nüfusu çoğaldı ve farklı yerlerde yaşamaya başladılar. Asırlar geçince farklı beldelerde yaşayan insanlar farklı kabileler teşkil etmeye başladı. Allah-ü teâlâ da evvela Hazret-i Adem, sonra da onun neslinden peygamber olarak seçtiği kimseler vasıtasıyla bu insanlara iman ve ahkam bilgileri gönderdi. Bütün peygamberler, kavimlerini tek olan bir yaratıcıya inanmaları ve inandıktan sonra da bazı emir ve yasaklara uymaları mevzusunda ikaz ettiler. Lakin insanın içinde nefs denilen ve kötü huyların, egoistliğin kaynağı mevkiinde bir kuvvet bulunduğu için insanların çoğu bu peygamberlere inanmadı. Allah-ü teâla bu hakikati Kur’ân-ı Kerim’de şöyle beyan buyuruyor:

Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik. Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar. (Hicr 10-11)

Tek bir ilaha tapınıp nefse ağır gelen emir ve yasaklara uymak yerine insanların çoğu, efsaneler ve masallar üzerine inşa edilmiş, umumiyetle tıpkı insan şeklinde olan fakat ölümsüz olduklarına inandıkları, insanlar gibi evlenen, birbirlerini kıskanan ve öldüren, ahlakî prensiplerden uzak ilahlara inanmaya meyl ettiler. Taştan ve tahtadan bunların suretlerini yapmaya başladılar ve bu insan suretindeki heybetli heykeller insanlara cazip geldi. Bu mevzu hakkında Eshab-ı Kehf, kafir hükümdar karşısında cesurca şu sözleri söylemişerdir:

“Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başkasına asla ilâh demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, Ondan başka ilahlar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?” (Kehf 14-15)

Ve böylece binlerce yıl geçip gitti. Şuanda ise son peygamberin bisetinden 1450 sene geçmiş bulunuyor. Arkaya dönüp baktığımızda yüklü bir insanlık tarihi görüyoruz. Peki bu kadar sene boyunca gelip geçen insanlar neler yaptılar? Nerelerde ve nasıl yaşadılar? Neler yazdılar? Neler inşa ettiler? Nelere taptılar?…

İşte bu soruların cevaplarını tarih ve arkeoloji ilimleri bizlere veriyor. Arkeoloji kelimesine bakacak olursak, Yunanca arkhaios; antik, eskiye ait, ilkel manalarına geliyor. -logia ise konuşmak, tartışmak demek. Ben ise bu yazımda 19. asrın sonlarında İstanbul’da kurulan İstanbul Arkeoloji Müzelerinden ve içerisindeki dikkate değer bazı eserlerinden bahsedeceğim.

CEVAP YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here

WordPress spam blocked by CleanTalk.