Anasayfa Tarih

Karikatürlerle II. Abdülhamid Han

PAYLAŞ

“Abdülhamid aleyhinde yüz yalan uydurdum; birine ben bile inandım. O da harbiye talebelerini denize attırmasıdır. ” Abdullah Cevdet

Karikatür, bir insanın düşüncelerini çizim yoluyla insanlara gülünç bir şekilde anlatmasıdır. Gerek internet, gerek kitaplardan baktığımız kadarıyla şu şekilde bir sonuç çıkardık. Sultan Abdülhamid Han’ın karikatürleri yerli çizerlerden çok Avrupa’da çizilmiştir. Beraberinde karikatürleri iki gruba ayırmak mümkündür: Birincisi Avrupalı çizerlere ait olan karikatürlerdir, ikincisi ise yerli yayında çizilen karikatürlerdir. Sultan tahttan indikten sonra oluşan boşlukta, kin dolmuş sultanın muhalifleri elindeki yayınları yayınlamışlardır. Karikatürler genellikle hakaret niteliğindeydi. Abdülhamid Han döneminde gerçekleşen mühim olayları, dönemin siyasi ilişkilerini konu edinen karikatürler aynen bugün de olduğu gibi propaganda amaçlı kullanılıyordu. Abdülhamid Han’ın muhalifleri onun hakkında mecmualarda, gazetelerde, makalelerde ona iftiralar attılar. Gel zaman git zaman bu iftiralar “birileri” tarafından kaynak gösterilerek bize doğru diye anlatıldı.

Abdülhamid Han’a olan düşmanlığın boyutunu karikatürlerden de görüyoruz. İşte Sultan Hamid hakkında servis edilen 17 karikatür.

1- Toprakların Muhafızı Abdülhamid Han

Le Petit Journal, Ön Kapak, 18 Ocak 1908.

O dönemlerde popüler olan Fransız Le Petite Journal’de 18 Ekim 1908 tarihinde yayınlanan kapakta Abdülhamid Han’ın balkanları vermek istemeyişi bu şekilde resmedilmiştir. Abdülhamid Han, çok akıllıca bir siyaset izliyordu. Balkanlardaki toprak sahibi olmak isteyen devletleri birbirine düşürmüş, ittifak yapamaz hale getirmişti. Devlet yönetiminden zerre anlamayan İttihatçılar iktidarı ele geçirdikten sonra Balkan Harbi patlak vermiş daha sonrasında I. Cihan Harbi çıkmıştır.

II. Abdülhamid tahttan indirildikten sonra Beylerbeyi Sarayı’nda iken bazı devlet adamları yanlarına uğrayıp onun fikirlerini alıyorlardı. I. Cihan Harbi’nde Anadolu’nun bile kaybedilmesi tehlikesi belirmesi üzerine İttihatçılar, başta Sadrazam Talat Paşa ve Enver Paşa tahttan indirdikleri padişahın yanına gidip taktik almaya çalışıyorlardı.

Talat Paşa’ya ağzından şu sözler çıkmıştır.

“…Benden sonra bambaşka siyaset takip edilmiştir. Bosna-Hersek, Avusturya-Rusya meselesi olmaktan çıkarılmış, Osmanlı-Avusturya meselesi haline, Girit, İngiltere-Rusya meselesi olmaktan çıkarılmış, Osmanlı-Yunan meselesi haline getirilmiştir. Asla affedilmez gaflet olarak Yunan-Bulgar kiliselerinin arasındaki ihtilafı elinizle hallettiniz ve balkan ittifakına yol açtınız. Devlete bağlılığını koruyan Arnavutları, Sırp-Karadağ-İtalya tahriklerine açık kapı yaptınız…”

“Enver Paşa, Abdülhamid Han ile konuştuktan sonra Ulu Hakan, paşa çıktıktan sonra “Allah bu devleti bu hale getirenleri kahhar ismiyle kahretsin.” demiştir.[1]

2- Büyük Burun

Davul Dergisi, 24. Sayı, 14 Mayıs 325

Davul’da çıkmış olan bu karikatürde kasap çengeline asılmış şeklinde sultanın burnunu görmektesiniz. Altta ise şu açıklama yer alır:

İstanbul’un muahharan gaib ettiği en büyük burun

Tafsilat-ı lazime: Milyarderlerden biri bu burnu altı milyon liraya satın almak istemiş ise de maatteessüf elde edememiştir. Bu burun mukaddema Beşiktaş’a doğru uzamış iken bir hadise-i fevkalade neticesi olarak bu kere tebdil-i mekan etmiştir.

Metnin sadeleştirilmiş hali aşağıdaki gibidir:

İstanbul’un sonraları kaybettiği en büyük burun:

Gerekli ayrıntılar: Milyarderlerden biri bu burnu altı milyon liraya satın almak istemişse de maalesef elde edememiştir. Bu burun eskiden Beşiktaş’a doğru uzamış iken beklenmedik bir olay sonrasında yer değiştirmiştir.

3- Sultana Eşek Yakıştırması

Beberuhi Dergisi, 2. Sayı, 1 Mart 1898.

Beberuhi’de yayınlanmış bu karikatürde Sultan Abdülhamid Han’ın ilk önce burnu testere ile kesiliyor daha sonra ortaya eşek çıkıyor. Bu hakaret dolu karikatür yakın tarihimizin şahsiyetlerinden biri tarafından daha kullanılmıştır. Abdülhamid Han’a merkep yani eşek yakıştırmasını M. Âkif’de yapmıştır.

1966 baskılı SAFAHAT isimli kitabında diyor ki:

“Ortalık şöyle fena böyle müzebzep işler,
Ah o Yıldızdaki baykuş ölüvermezse eğer” [sayfa 405]
“Çoktan beridir vardı benim bir derdim,
Gideyim zalimi ikaz edeyim isterdim.
Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid,
Al-i Osmandan bu korkaklık edilmezdi ümid.” [sayfa 415]
“Ah efendim o ne hayvan o nasıl merkepti.” [sayfa 421]
“Ah efendim o herif yok mu kızıl kâfirdi.” [sayfa 422]
“Mısırın en muhteşem üstadı Muhammed Abduh.”
“Çıkarıp gönderelim hâsılı şeyhim yer yer,
Oradan âlem-i İslam’a Cemaleddinler.”

Aynı zamanda bu dizelerde M. Âkif’in Mason Cemaleddin Afganî ve Muhammed Abduh’a olan sevgisini görmektesiniz!

4- Banka Gişesinde Abdülhamid Han

Türkçe-Fransızca olarak İstanbul’da 3 Eylül 1908-29 Haziran 1911 yılları arasında faaliyet göstermiş Kalem Dergisi’nde yayınlanmış Abdülhamid Han karikatürü.

Bu karikatürün hikayesi ise şöyledir:

Sultan Hamid zamanında Ankara Vâlisi olan Mesnevî şârihi (açıklayıcısı) Âbidin Paşa, şehre su getirmek üzere halktan para toplamıştı. Padişah bunu öğrenince, paşaya irade gönderdi. “Su hayrı dinimizce çok makbuldür. Bu şerefi kendim almak isterim. Halktan toplanan paraları geri dağıt! Masrafları kendi malımdan karşılayacağım” dedi. Böylece leziz Elmadağ suyu Ankara’ya getirildi. Toprak künklerle (borularla) mahallelere dağıtıldı. Her mahalleye çeşmeler yaptırıldı. Ankara, güzel ve bol bir suya kavuştu. Cumhuriyet’ten sonra bu su Çankaya’ya alınarak, çeşmelere kuyu veya bend suyu verildi. [2]

5- Abdülhamid Han’ın Vahşi Gösterilmesi

Abdülhamid Han döneminde yapılan karikatürlerin bazıları onun vahşi olduğuna dairdi. Ermenilerin, kendi devletlerini kurma çalışmaları başladığında, bazı Ermeni terör örgütleri Müslüman Türkler’i katletmeye başlamıştı. Aksine bu durum Hristiyan Batı medyasında farklı olarak algılandı, Abdülhamid Han, Ermeniler’i katlediyor diye gösterildi.

Yukarıdaki birinci karikatürde II. Abdülhamid Han kasap, ikinci karikatürde ise yılan başlı olarak gösterilmiştir. [3]

Hakikatte, Rusya’daki bazı Ermeniler, Osmanlı’daki Ermenilere silah dağıtınca Osmanlı gereken önlemleri almış ve Erzurum’daki başpispokoslukta arama yapmıştı. Bunu bahane eden Hınçak ve Taşnak Ermeni örgütleri ayaklanma başlattılar. Osmanlı müdahaleye girişince de “Ermeniler katlediliyor” diye yaygara kopardılar. [4]

6- Çekiştirilen Osmanlı

Necmettin Alkan, Avrupa Karikatürlerinde II. Abdülhamid ve Osmanlı İmajı, s. 116

Bu karikatürde ise farklı bir bakış hakimdir. Sultan Abdülhamid, bir ineğin üzerindedir. Bu inek Osmanlı Devleti’dir. Abdülhamid Han, ineği kontrol etmekte zorlanmaktadır.

Devleti temsil eden ineği kuyruğundan Rusya, boynuzlarından ise Britanya çekiştirmektedir. Bu ise ineğe zor anlar yaşatmakla birlikte ineğin olduğu yerde kalmasına neden olmaktadır. Böylece oluşan “denge” durumundan en fazla yararlanan ise Almanya’dır. II. Wilhelm kovasını ineğin altına koymuş ve “Osmanlı Devleti”ni sağmaktadır. Bu tasvir özellikle 1878 Berlin Kongresi’nden sonra Osmanlı Devleti üzerinde Britanya ile Rusya’nın giriştiği mücadeleden en fazla faydalananın Almanya olduğu gerçeğini anlatmaktadır. Karikatür, bu mücadele esnasında II. Wilhelm’in Osmanlı toprağında gözü olmadığına II. Abdülhamid’i ikna ederek onun güvenini kazanmak suretiyle Anadolu ve Bağdat demiryolları imtiyazlarını aldığı ve Osmanlı Devleti’ne barışçıl yollarla nüfuz ederek burada en çok menfaat sağlayan ülkenin Almanya olduğu gerçeğini vurgulamaktadır.”
[5]
Sultan Abdülhamid Han, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki emelleri biliyor bunun için Almanya ile ilişkileri geliştirerek denge siyaseti uygulamaya çalışıyordu [6] ancak belirtmek gerekir ki bu siyasetin bazı ittihatçıların Alman sevdası ile alakası yoktur.
Alman devlet adamı siyasetçi Bismark “Dünyada iki siyaset adamı vardır; birincisi Bismark ikincisi Abdülhamid” dedikten sonra onun politikalarını ve siyasetini fark edince bu sefer “Dünyada iki siyaset adamı vardır; birincisi Abdülhamid Han, ikincisi Abdülhamid Han” diyecektir. [7]

7- Kesilen Uzuvlar

John Grand-Carteret, La Turquie en Images, Paris, 1909, s. 70; Necmettin Alkan, Avrupa Karikatürleri, s. 99.

Bu karikatürde üç kişi görülmektedir. Hasta yatağında yatan kişinin Sultan Abdülhamid olduğu açıktır. Abdülhamid Han’ın her yeri kesilmiş sadece başı kalmıştır. Bu karede hastanın kesilmiş olan uzuvları, idare Abdülhamid Han’ın kontrolü altında olmadan önce Mithat Paşa ve avanelerinin 93 Harbi’ne sebep olup kaybettiği toprakları temsil etmektedir.

Yataktaki hasta adam(!) şöyle der: “Sevgili doktorlar, tekrar bir uzvumun kesilmesine dair isteğiniz haricinde her emrinize memnuniyetle uyacağım.” Cerrahlar ise AvusturyaMacaristan Dışişleri Bakanı Goluchowski ile Rusya Dışişleri Bakanı Lamsdorff’dur.  [8]

8- “Kes Sesini…

John Grand-Carteret, La Turquie en Images, Paris, 1909, s. 62; Necmettin Alkan, Avrupa Karikatürleri, s. 93.
“F. Graetz imzasıyla Wiener Witzblatt’da 1903 yılında “Kötü durum” başlığıyla yayımlanmış bir karedir. Burada sandalyede sol ayağı sargılı bir şekilde oturan ve Osmanlı Devleti’ni temsil eden şahıs, “Affedersiniz beyler, müdahaleniz gereksizdir. Kendimi güçlü ve oldukça sağlıklı hissediyorum” demektedir. Doktorlar ise, “Kes sesini, ne yapacağımızı senden daha iyi biliyoruz. Huzurumuz için uzvunu kesmemiz kesinlikle elzemdir” diye karşılık vermektedir. Bu karedeki doktorlar Avusturya Macaristan ile Rusya’yı simgelemektedir. Kesilmek istenen uzuv ise, burada belirtilmemiş olduğu hâlde, birçok başka karikatürde de işlendiği üzere Balkanlardaki Hristiyan tebaanın yaşadığı bir Osmanlı Devleti bölgesini tasvir etmektedir.”
[9]

9- Ülkenin Durumu

John Grand-Carteret, La Turquie en Images, Paris, 1909, s. 35; Necmettin Alkan, Avrupa Karikatüreleri, s. 149

Bu karikatürde ise haksız bir eleştiri yapılmış, Osmanlı Devleti ekonomik açıdan perişan şekilde gösterilmeye çalışılmıştır. Evet, 1877-78 Rus Harbi’nden sonra devletin ekonomik durumu çok kötü bir hal almıştı ancak Abdülhamid harpten sonra iktidarı ele geçirmiş, mali açıdan büyük bir ilerleme sağlamıştır. Karikatürde Abdülhamid Han’ın elinde boş bir cüzdan ve sol tarafında hasar görmüş hilal figürü işlenmiştir.

“Padişahı temsil eden kişi karedeki kadına “İyi sil Fatma, hiç değilse Alman dostumuz dış cepheyi (façadetemiz görsün” demektedir.
Yayın yılı göz önünde bulundurulursa burada 1898’de Kudüs’te bir Alman Protestan kilisesinin açılış merasimi için ülkeyi ziyarete gelecek olan II. Wilhelm’in desteğini sağlamak amacıyla II. Abdülhamid’in ülkenin perişan hâline rağmen onu etkilemek gerektiğine dair vurgusu vardır.” [10] Lakin Abdülhamid’in II. Wilhelm’e yaranma gibi bir derdi yoktu aksine II. Wilhelm, onun kıskacındaydı.

10- Dilencinin (!) Rehber Köpeği

Necmettin Alkan, Avrupa Karikatürlerinde II. Abdülhamid ve Osmanlı İmajı, s. 72
Yayınlanan başka bir karikatürde ise II. Abdülhamid bir dilenci, köpeği ise Almanya’dır. Almanya, burada rehber görevini görmektedir. Yani karikatürün manası Almanya’nın Osmanlı’yı istediği şekilde yönlendirmesidir ancak dönemin kaynakları incelendiğinde Osmanlı ile Almanya sağlam ilişkiler kurmuş, Osmanlı’nın menfaati sağlanmıştır. Böyle bir yönlendirme söz konusu değildir.

11- Ermenilerin Bombalı Suikastı

La Domenica del Corriere Gazetesi’nin Pazar Eki, 6 Ağustos 1905; Illustrator Achille Beltrame

İtalyan La Domenica del Corriere gazetesinde bulunan bu karikatür Ermenilerin, Sultan II. Abdülhamid Han’a yaptığı suikast girişimini göstermektedir. Ermeniler, başta aklındaki suikastı gerçekleştiremeden ölen Samuel Fain (Kristafor Mikaelyan), bomba uzmanı Belçikalı Edward Jorris ve olayın arkasında olan bazı kişilerle birlikte sultana suikast hazırlamışlardı. 21 Temmuz 1905 günü gerçekleşen suikastte, Abdülhamid Han’ın cuma namazından dışarıya çıkışını hesaplayıp 1 dakika 42 saniye olarak belirleyen suikastçılar, bombayı zamanlı olarak yerine koymuş ve sonucu beklemeye başlamışlardı. Lakin Abdülhamid Han cuma namazından çıkarken, Şeyhüislam Cemaleddin Efendi ile birkaç dakika konuşması dolayısıyla bu suikastten kurtulmuştur. Suikast sonucu 26 kişi vefat etmiş, 58 kişi yaralanmıştır. Padişahın olay sonrasında dik duruşu, sakince hareket edişi dikkatlerden kaçmamalıdır.

Aynı zamanda Tevfik Fikret, bir zamanlar kendisini övmek için yarıştığı methiyeler, doğum tebrikleri yazdığı Sultan Abdülhamîd Han’ın, daha sonra amansız düşmanı oldu. Bir Lâhzâ-i Taahhur şiirinde:

“Ey şanlı avcı! Dâmını beyhude kurmadın,
Attın… Fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!”

diyerek Abdülhamîd Han’a tuzak kuran ermeni anarşistini gönülden alkışlayan bir hâin durumuna düştü.[11] Görüldüğü üzere suikastçıya “Ey şanlı avcı!” demektedir.

12- Abdülhamid Han Portresi

Fransız Gazetesi Le Petit Journal’in ön sayfası, 21 Şubat 1897.

Fransız dergisi Le Petit Journal’in kapağında bu sefer bir karikatür değil, Sultan II. Abdülhamid Han’ın renklendirilmiş portresi yer almaktadır. Portrenin altında “Souverain de l’empire ottoman” yazısı Osmanlı İmparatorluğu’nun Egemenliği manasını taşımaktadır. Osmanlı’nın son zaferi Teselya Harbi’nden yaklaşık 3 ay önce yayınlanmıştır.

13- Mehmed Reşad ve II. Abdülhamid

Le Rire, 15 Mayıs 1909, Paris.

Malum bu dönemlerde yapılan birçok karikatürde Fransız damgası görmek normaldir. Bu karikatürü Charles Léandre çizmiştir. Karikatürde Mehmed Reşad üzerine oturduğu hilal ile Sultan II. Abdülhamid Han’ı ezmiş ve onun yerine geçmiş olarak tasvir edilmiştir.

14- Çok Yaşa Girit, Çok Yaşa Yunanistan.

Le Grelot, 28 Şubat 1897, Paris

Fransız Le Grelot’da Edouard Pépin tarafından çizilen bu karikatürün verdiği mesaj ise Girit ve Yunanistan sorunu ile ilgilidir.

Açıklamaya göre, Abdülhamid’in önde gelen burnundan iyi bir şekilde yararlanın, Çünkü kendisi (burnu), “Çok yaşa Yunanistan! Çok Yaşa Girit!” diye öğrenci protestoculara ve göstericilere monoton bir sesle tekrarlamalarını tavsiye etti. (Altta ezilenler Ermenileri temsil etmektedir.) Ardından da biz Fransız olmalıyız dedi. [Gerçek Fransızlar gibi davranın o zaman!] O zaman kendi sınırlarınızda ne olup bittiğini görürken endişelenmelisiniz. [Bu arada Alsas-Loren’deki Almanların yaptığı baskı da üstte gösterilmiş. Yani Osmanlı’daki bir kısım Fransızlar’a aşık iken, Osmanlı ile Almanya yakınlaşma içinde.]

15- Cumhuriyet Döneminde Bir Abdülhamid Karikatürü

Büyük Gazete, 10 Şubat 1927

Sultan Abdülhamid Han’ın tahttan indirilişinden 18 yıl geçmişti aynı zamanda vefat edişinin 9. yıldönümüydü ancak ona olan nefret bitmemişti. 10 Şubat 1927 tarihli Büyük Gazete’de neşredilen bu karikatürde Sultan Abdülhamid irticadan sorumlu tutulmuş, elinden denize kan damlıyor. Kanlardan ise “31 Mart” yazısı çıkıyor…[12]

16- Kızıl Sultan (!) Abdülhamid

Le Rire, 29 Ağustos 1897, Paris.

Padişahı yine kötü ve zalim göstermeye çalışmalardan bir tanesi kızıl sultan iftirası etmektedir. Ayrıca kaynaklara göz attığımızda bu karikatür Le Rire gazetesinin 29 Mayıs 1897’de neşrettiği ilk sayfası olması muhtemeldir. Karikatür Jean Veber tarafından çizilmiştir.

17- Kılıç ve Anayasa

L’Assiette au Beurre, 29 Ağustos 1908, Paris

Sultan Abdülhamid’in elinde tuttuğu elbisenin altında dikkatli bakılırsa Constitution yazmaktadır. Bu sözcük, anayasa manasına gelmektedir. Karikatür, elindeki kanlı kılıcı anayasaya silmesi, onun anayasayı bir kağıt parçası(!) olarak gördüğünü vurgulamaktadır. II. Meşrutiyet’ten hemen hemen 1 ay sonra yayınlanmıştır.

 

PTT’nin 2013’de bastığı Yıldız Sarayı yazılı pulları.

Sen değil naaşın hükümdar olsa elyaktır bizlere
Dönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülus

Ahmed Râsim

 

Dipnotlar:

  1. Ahmet Şimşirgil, Kayı X – II. Abdülhamid Han, Timaş Yayınları s. 246-247
  2. Ekrem Buğra Ekinci, Padişah Olana Hazine Gerektir Makalesinden İktibastır, 19.02.2014.
  3. Ekrem Buğra Ekinci, Sultan Abdülhamid’i Tanımak Makalesinden İktibastır, 17.07.2017.
  4. Ahmet Şimşirgil, Kayı X – II. Abdülhamid Han, Timaş Yayınları s. 78
  5. H. Bayram Soy, II. Abdülhamid Döneminde Osmanlı-Almanya Yakınlaşmasının Yansımaları, s. 267
  6. Ahmet Şimşirgil, Kayı X – II. Abdülhamid Han, Timaş Yayınları s. 147
  7. Ahmet Şimşirgil, Kayı X – II. Abdülhamid Han, Timaş Yayınları s. 143
  8.  H. Bayram Soy, II. Abdülhamid Döneminde Osmanlı-Almanya Yakınlaşmasının Yansımaları, s. 259
  9. H. Bayram Soy, II. Abdülhamid Döneminde Osmanlı-Almanya Yakınlaşmasının Yansımaları, s. 258
  10. H. Bayram Soy, II. Abdülhamid Döneminde Osmanlı-Almanya Yakınlaşmasının Yansımaları, s. 255
  11. Rehber Ansiklopedisi, s. 5961; 19. cilt, s. 68
  12. Derin Tarih, 3. özel sayı.

Karikatürlerin altına kaynakçası yazılmıştır.

3 YORUMLAR

  1. Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühu.

    Allahü teâlâ hayırlı ilminizi arttırıp, ömrünüzü bereketlen kılsın inşaallah kardeşim.

CEVAP YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here

WordPress spam blocked by CleanTalk.