Anasayfa Hayat

Yerli Otomobil Hakkında Gerçekler

PAYLAŞ

1960’ta askeri komitenin direktifiyle üretilen Devrim otomobiliyle başlayan yerli otomobil üretme rüyamız zamanla kabusa dönüşmüştü. Anadol gibi markalar ise saman alevi gibi parlamaktan öteye geçmedi. Sonraki teşebbüsler de hep hüsranla neticelendi.

 

Yerli otomobil hükümetlerin de hep gündeminde oldu. Cumhurbaşkanı iktidara geldiğinden beri yerli otomobili üretecek babayiğitler aradığını söylüyordu. Ancak projeyi üstlenen çıkmıyordu.

Yakın zamanda Tübitak tarafından geliştirilen arabaların kamuflajlı görüntüleri paylaşılmıştı. Herkes “bu sefer oldu bu iş” derken bu projeden de beklenen netice çıkmadı.

Nihayetinde geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı bir toplantı ile Anadolu Grubu, Vestel, BMC, Kıraça ve Turkcell firmaları yerli otomobil üretmek üzere toplanıp, projeye imzalarını attılar.

 

Peki yerli otomobil bugüne kadar niçin yapılamadı?

Pek çok teşviğe rağmen iş dünyasından bir hareket olmamasının bir sebebi var elbette. Otomotiv, rekabetin çok fazla ve acımasız olduğu bir sektör. Bir otomobilin geliştirme maliyeti 500 milyon doları buluyor. Bir de bunun üstüne yeni marka oluşturulması, satış ve satış sonrası hizmetlerin organize edilmesi, fabrika yapımı gibi ilk kuruluş giderleri de eklenince dev yatırım rakamları ortaya çıkıyor.

Bu yatırımın geri dönüşünün olabilmesi için çok yüksek satış adetlerine ulaşmak gerekiyor. Mevcut rekabet şartlarında iyi satış adetleri yakalamak da zor. Dolayısıyla firmaların niçin bu işe girişmediğini tahmin etmek zor değil.

 

Projeden Beklenen Faydalar

Ekonomimizin ciddi bir cari açık problemi olduğu uzun zamandır konuşuluyor. Cari açığı oluşturan kalemlerin belki de başında otomotiv sektörü geliyor. Bu pazarın ciddi bir kısmı ise ithal otomobillerden oluşmakta. Yerli otomobilin bu cari açığın düşmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Projenin diğer bir faydası ise teknolojik; otomotiv piyasası bir “yıkıcı inovasyon” döneminden geçiyor. Elektrikli ve otonom sürüş(sürücüsüz otomobil) özelliğine sahip otomobillere geçiş devresindeyiz. Bu tarz yıkıcı inovasyon devirlerinde yeni firmalara da büyük şans doğuyor. Elektrikli olması planlanan yerli otomobil ile bu yeni teknolojileri uygulama ve takip etme şansını yakalayabiliriz.

 

Sektörün Dünyadaki Vaziyeti Nedir?

Proje için en büyük sıkıntının yeterli satış adedi yakalamak olduğunu belirtmiştik. Öyle ki, en büyük otomotiv firmaları dahi, ürün geliştirme maliyetini bölüşmek adına ortak platformda araç geliştiriyorlar. Fiat Fiorino, Peugeot Bipper, Citroen Nemo gibi…

Aynı araç üç farklı marka ile satılıyor

Yerli otomobil için en çok güvenilen alıcı şüphesiz kamu. Senelik 50.000 adetlik araç alımının tamamen yeni yerli otomobilden karşılanacağı söyleniyor. Burada atlanan ise şu; halihazırda kamu alımlarında zaten yerli olma şartı koşuluyor. Bu yüzden polis, kaymakamlık vb. yerlerde Türkiye’de üretilen Toyota Corolla, Renault Megane gibi araçlar kullanılıyor. Bu markalar her ne kadar ülkemizin markası olmasa da ciddi yerlilik oranlarıyla, Türk işçiler tarafından üretiliyorlar. Yani kamu, yeni projedeki otomobili tercih ettiğinde, diğer yerlilerin önünü keserek bunu yapacak.

Diğer yandan yerli otomobilde de kullanılması planlanan elektrikli otomobil teknolojisi halen fiyat-performans dengesini sağlayabilmiş değil. En meşhur elektrikli otomobil Tesla’nın sattığı her Model S’de 4 bin dolar zarar ettiği biliniyor.

California’da otomobil satan firmaların, sattıkları otomobil sayısının belli bir oranında elektrikli araba satmaları mecburi. Fiat, bu zorunluluktan dolayı sattığı elektrikli 500e modelinin, her bir tanesinden 14.000 dolar zarar ettiğini açıklamıştı. Fiat ceo’sunun, “Elektrikli 500e alıp beni zarara sokmayın” demesi çok konuşulmuştu. 

Tesla senede yaklaşık 80.000 araç üretiyor. Bu lüks araçlar ortalama 100.000 dolar gibi rakamlara alıcı buluyor(ABD fiyatları). Buna rağmen Tesla senelerdir zarar ediyor. ABD pazarında senede, yaklaşık 18 milyon araç satılıyor! Türkiye pazarının büyüklüğü ise 750.000. Türkiye’de geçen yıl en fazla satan araç olan Fiat Egea ise 35.000 adet satıldı. Yani yurtiçi pazar ticari başarı sağlamak için ufak kalıyor. Yerli otomobilin ticari başarıya ulaşabilmesi için ihraç pazarlarında da başarılı olması gerekiyor.

 

Yerli Otomobil Ne Kadar Gerekli?

Çok değil 10 yıl önce dünyanın en büyük firmaları otomotiv ve petrol devleri iken bugün Apple, Google, Facebook gibi firmalar inanılmaz kar oranları ve nakit stoklarıyla 100 senelik firmalardan daha iyi ekonomik göstergelere sahipler. Diğer taraftan otomotiv sektöründe işler çok da iyi gitmiyor; çok köklü birçok otomotiv firması iflas etti. Saab ve Volvo Çin’lilere satılırken, Land Rover ve Jaguar Hindistan’lı Tata’nın oldu. Yakın zamanda da Opel de PSA Gruba(Peugeot-Citroen) satıldı.

Dünyanın en büyük otomotiv firmaları batarken neden hâlâ otomobil? Bunun cevabını devlet büyüklerimizin yaş aralığında aramak gerek. Onlara göre teknolojinin zirvesinde otomotiv yer alıyor. Kendi otomobilimizi imal ettiğimizde ileri teknoloji sahibi ülkeler arasına gireceğimiz düşünüyorlar.

 

Netice

Yerli otomobil projesi, ticari ve teknolojik hedeflerden ziyade milletin motivasyonuna katkı sağlayacak bir proje görüntüsü veriyor. Kabul edelim ki bir uzay aracı veya yapay zeka projesi değil. Fakat yediden yetmişe toplumun her kesimini heyecanlandırabilecek ve gerçekleştiğinde sokakta her an görüp, dokunup, gurur duyabileceğimiz başka bir proje bulmak da zor.

1 YORUM

  1. Teknoloji imal etmeye arabadan mı başlarsınız ? Netice kısmında dediğiniz gibi tamamen tribüne oynama gibi duruyor. Samsun’a 33.000 kişilik stad yapıldı. Samsunspor’un o kadar taraftarı mı var ? Belki milli maçlarda bile zor dolar o stad. Olan milletin parasına oldu.

CEVAP YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here

WordPress spam blocked by CleanTalk.