Anasayfa Hayat

Abdülhamid Han Derneği Açılıyor!

PAYLAŞ

 

Türkiye’de bir ilk olarak Bursa İnegöl’de Sultan Abdülhamid adıyla bir dernek açıldı. 3 Şubat Cumartesi günü yapılacak bir anma toplantısıyla açılış gerçekleşecek. “Vefatının 100.Yılında Abdülhamid Han’ı Anma Programı” başlığıyla duyurusu yapılan böyle bir dernek bizler için merak konusudur.

Maksatlarının neler olduğu ve akıbetinin ne olacağı şimdilik meçhul. Ancak madem birileri böyle bir yola çıkmış. Bizlere de hayırlara vesile olmasını temenni etmek düşer. İnşallah güzel hizmetlere vesile olan bir STK olur.

Ayinesi İştir Kişinin

Son yıllarda Sultan Abdülhamid hakkında büyük bir efkar-ı umumiyye oluştu. Global sermaye güçlerinin ülkemize yönelik gizli ve açık saldırılarını gördükçe, milletimiz Osmanlı Sultanlarının bilhassa da Sultan Abdülhamid’in kıymetini anladı. Bundan tam bir asır evvel yedi düvel ile nasıl ustaca mücadele ettiğini, devlet-i aliyyenin bekası için ne fedakarlıklarda bulunduğu daha bir anlaşıldı. Gerek yazılı medya gerekse TV programları ve diziler de bu konuları sıkça dile getiriyor.

Vefatının üzerinden tam 100 yıl geçmişken milletimizin onu yeterince tanımadığı da acı bir hakikattir. Kültür ve eğitim derneği olarak adına böyle bir teşebbüsün yapılması sevindirici.  Dernek hakkında bilgilerimiz mahdut. Çünkü resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları yok. Birkaç facebook sayfası var ancak bunlar da çok amatörce sayfalar. İnegöldeki bu derneğe ait olup olmadıkları da belli değil. Eğer öyleyse profesyönel bir dizayndan geçmesi gerek.

Dernek başkanı Turgay Yazıcı radyo programında pek bilgi vermedi. Malumun ilanı yapıldı. Radyoda 25 kadar her kesimden İnegöllü iş adamının yönetimde olduğu, İstanbul milletvekili Metin Külünk’ün açılışta bulunacağı bildirildi. Gerek davetiyeden gerekse radyodan hanedan üyelerinin de açılışa iştirak edeceğini biliyoruz.

Hanedan üyeleri, Osmanlıyı sevdirmeye yönelik her türlü teşebbüsü desteklemiştir. Burayı da davete icabet etmek suretiyle destekleyecek. Ancak hanedanın yönetimde veya kuruluşta herhangi bir vasfı yok. Onlar sadece haberdar edilmiş.

Nasıl Bir Dernek?

Şeyh Edebali hazretleri ne diyordu Osman Bey’e; “…Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoş görmek sana. Anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Haksızlık bize, bağışlamak sana…
Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın…”

Mühim işlerde ortaya atılanlar, büyük işlere talip olanlar her türlü tenkide/eleştiriye açık olmalıdır. Sultan Abdülhamid Han gibi bir dehanın ismiyle hareket edenler de her türlü tenkide kendilerini hazırlamalıdır. Osmanlı’nın hayat prensiplerinden biri de “Külfet nimete ve nimet külfete göredir” sözüdür. Sultanı hakkıyla anlatmak nimeti kolay ele geçmez. Külfeti, mesûliyeti ağırdır.

Dernek eğitim ve kültür alanında faaliyet gösterecek, okullarda seminerler verecek, ayda 2 defa umumi konferanslar verecek… Bunlar radyoda dernek başkanı tarafından hülasa edilen hedefler. Biz de bir takım suallerimiz ve tavsiyelerimizle dernek idarecilerine katkıda bulunmak istiyoruz. Şeyh Edebali’nin nasihatinde olduğu gibi suçlamak, haksızlık bize bağışlamak sizlere… Yapıcı yorumlarımız lütfen yanlış anlaşılmasın. Tekrar söyleyelim ki biz yola çıkılan bu işi destekliyor ve güzel neticeler vermesi için dua ediyoruz.

 

Abdülhamid Han’ın Şahsiyeti

“Sultan Abdülhamid Eğitim ve Kültür Derneği” deyince akla gelen ilk şey ulu hakanın şahsiyetiyle özdeşleşmiş bir eğitim faaliyetidir. Aslında bu kurulan cemiyet bir ilim cemiyetidir, öyle olmalıdır. Sultan Abdülhamid’in şahsiyeti doğrultusunda onun hassasiyetleri ve dünya görüşü istikametinde bir eğitim anlayışı olmalıdır.

Sultan Abdülhamid fevkalade dindar bir padişahtır. Tefsir ve fıkıh başta olmak üzere devrin en iyi hocalarından dersler almış, Buhari-yi şerif icazeti alacak seviyede hadis ilmine vakıf, İbni Sina’nın kitaplarını okuyacak kadar Arapça bilen, “padişah olmasaydım din âlimi olurdum” diyecek kadar din ilimlerine meraklı bir padişahtır. Osmanlıların asırlarca yaymaya çalıştığı, muhafaza için mücadele ettiği ehl-i sünnet ve’l-cemaat itikadındadır. Gelenekçi bir padişahtır ve dinde reform fikirleriyle, İslamiyete saldıran oryantalistlerle mücadele etmiştir.

Ancak o iyi derecede Fransızca öğrenmiş, Batı’daki gelişmeleri bizzat abone olduğu mecmua ve gazetelerle takip eden münevver bir padişahtır. Onun dindarlığını, dinde reforma karşı olduğunu bilenler yobazlıkla suçlamışlardır. Ancak O, Batı ayarında fen mekteplerinin açılması emrini vermiştir. Kendisi top ve tüfek atışlarının menzil ayarlarının nasıl yapılacağına dair bir risale kaleme almıştır. Bu onun matematik ve geometride üniversite seviyesinde fen ilimlerinde bilgi sahibi olduğunu gösterir. Zaten devrinde yapılan maarif hizmetlerinin muazzam boyuttadır.

Abdülhamid Han Kitaplığı

Düzenli seminerler verdirmek kaliteli eğitimcilerden oluşan bir ekip ve sistemli bir organizasyon ister. Vefatının 100.yılında açılan bir dernek eğitim faaliyetlerinin yanında herkesin istifadesine açık bir “Abdülhamid Han Kitaplığı” kurmalıdır. Zira kütüphanesiz eğitim ve kültür veren bir dernek saman alevi gibi birkaç kere parlamaktan öteye gidemez.

Kütüphanenin hususiyeti Sultan Abdülhamid hakkında yazılan literatürün mühim bir kısmını barındırıyor olmalıdır. Gerek devlet eliyle gerekse enstitüler, vakıflar aracılığıyla hazırlanan prestij eserler, kataloglar, akademik sempozyum tebliğleri yer almalıdır. Bu konuda İSAM’dan istifade edilebilir.

Osmanlı tarihine dair de bazı kilit yazarların eserleri de muhakkak olmalı. Mesela Türkiye’de ilk defa Sultan Abdülhamid’i kötülemeyip, hizmetlerini yazan Yılmaz Öztuna’dır. Öztuna “Kızıl Sultan” denildiği zamanda, yazdığı Türkiye Tarihi’nde Sultanı “kötülemedi diye” ceza yemiştir. Türk Tarih Kurumu üyeliği iptal edilmiştir. Yılmaz Öztuna’nın Büyük Türkiye Tarihi, Bir Darbenin Anatomisi, II.Abdülhamid Zamanı ve Şahsiyeti gibi kitapları muhakkak bu kitaplıkta bulunmalı. Çünkü Sultan Abdülhamid konusunda peşinhükümleri delen ilk kitaplardır bunlar.

Yine Sultan Abdülhamid’in okuduğu, okuttuğu, bastırdığı kitaplar da bulunmalıdır. Mesela Osmanlının en çok okunan “Mızraklı İlmihal” kitabını fermanla İmparatorluğun her köşesine yaymıştır. Katır sırtlarında köylere ulaştırılmıştır. [Mızraklı İlmihal hakkında bkz: https://www.kelambaz.com/mizrakli-ilmihale-dair/ ]

Bu saydıklarımızı elde etmek hiç zor değil. Şu an piyasada bulunan bu yayınlarla 200-250 kitaptan müteşekkil kaliteli bir kitaplık İnegöl gençliğinin istifadesine sunulursa büyük hizmet olur. Oradan beslenen, tarih şuuru kazanmış bir gençlik bu memlekete büyük hizmetler edecektir.

CEVAP YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here